20 Mayıs 2018 Pazar

Uyarlama



Gerçekliği düne ait eden bir kurgu parçası yarattım
Döngüsel zamanda biriktirdiklerimizden daha büyük bir şey
Gözlerime karşı sonsuz bir azapla baktı titreyen gece
Dağların gökyüzüne doğru ittiği bir ağaç gibi günahlarım
Arzu yeniden vücut buldu acımasızca okyanusa sürüklenen nehirlerde
Bir nergis denizi gibi yaşamına doğru, öfkenin üstünde bulunan riyalarım

19 Mayıs 2018 Cumartesi

Thyself



İstenmeyen bir itiraftır yaşamın yolculuğun esası olması
Ve hayallerimizin temeline en büyük cevaptır yol dediğimiz
Ve hayal her zaman çemberinin ötesine doğrular genişler
Ve bu hayatın gölgesi ve kendini bilmenin açık çölüdür

O



Günlerimizi işgal eden anlamsız alışkanlıklar
Ve kalplerimize çarpan tekrarlayan acılardı bağımız
Kendimizi bu fırtınalı hareketin derinliklerine doğru sürüklüyorduk
Tüm olasılıkları incelemek için yeterli değildir deneyimlerimiz
Çünkü insan gerçeğinin heykeltıraşı;
Tükenmiş bir türün yaratığından başka bir şey değildir

Irregular



Kucakladık kılık değiştirmiş karanlığı
Ve korkudan yaratılmıştı küçük düzenlerimiz
İnsan gücünün ötesinde bir çabadır tutarlı kalmak
Küçük bir sessizlik içinde battı çürük rutinimiz

Hassasiyeti monotonluğa ular kelimeleri tanımlamak
Belki de işlevsel değildir bizi inşa eden değerlerimiz
Beyaz bir lekedir kutsanmış kişinin ellerinde döngü
Uçurumun içine sakin bir şaman tüm izlediğimiz

13 Mayıs 2018 Pazar

İki Yol



Zapt etme obsesifliği, yaşamı farkında, bir sanat olarak yaşamak ile karıştırılmadığı sürece sorun yok.. Nihayetinde aralarında nüanslar var sadece.. Biri geleni evirmeye çalışır, diğeri her şeyi geldiği gibi kabul edip yaşamı ona göre yontar.. Bilinç seviyesi olarak aynı temele dayanır ikisi de. İkisinin de temelinde kontrol mekanizması -ama temel anlamda- işler..

Varoluş ise çok çetrefilli bir konudur.. Yaşam doğanın yaptıklarının bir tezahürüdür sadece ve hiç bir şey kendinden başka bir şeye ait değildir.. Doğadan kopuk olma durumumuz kiminde varoluş sancısını tetiklerken bazılarında daha sığ kalıp varolanı ifşa etmek üzerinden ilerliyor.. Belki de egomuz doğa alanından bağımsız değildir.. Herhangi bir dışsalla yüzleşmez veya takas edilmez? Belki de basit bir tatmin, anlaşılmanın hiç bir anlamı yok? Benlik yaşamın bir işlevidir. Nihayetinde herkes yürüdüğü yol kadardır -Ne daha uzun, ne daha kısa- ...

Varoluşumuzdan yontarak yaptığımız salın küreklerini çekebildiğimiz sürece Charon`a ihtiyaç duymayabiliriz sanırım..

Pure




Öldürdük yaşam adını verdiğimiz çiçeğin sessiz neşesini
Her şeyin kendisini yok ettiğini görmekten hoşlanıyorduk
Ve matem gökyüzünde elleri olan içsele travmalardı
Hiç bir kavram yoktu doğanın kendi portresini renginden koparacak

Dünyanın anlamsız rotası sırtlanmış bütün çabaların kibrini
Cesaret edemedik kaybolmak için küçük tefekkürlere
Evrenin zihninde küçük pigmentler gibi gördük kendimizi
Gizemli, kelimesiz olan idealizm yaşamın en berrak tasviri

12 Mayıs 2018 Cumartesi

Ağır



İçinde hiç bir umut barındırmayan insan tesellileri ağır
Ahlaksız bir keşiş kadar çıplaktı içimdeki görünmez yağmur
Kanatlar tarafından çizilen bir ay düşer soğuk gecelerime
Eksikliğini hissettiğin şeylerin yıpranmış duyguları birer yük

Lanetim daha derin yüzündeki çizgilerden
Bir sınırın çatısında melodi kadar naif günahlarım
Matemim kesik yalnızlıklarla sararken ruhumu
Ağır ağır bekliyor kilidi kırık kapının önünde eşyalarım