13 Mayıs 2017 Cumartesi

Köprü



Kaosun parçalarını tamamlayan ucube bir gökkuşağı ölür içimizde
Dışlanırız toplumun soysuz ihtişamını erek ile bir etmediğimiz için
Dinleriz toprakla yapılmış rüyalar ile yeryüzünü bir müddet
Taşlanırız umutsuzluk dünyasında öfkeyi öldürdüğümüz için

Küçük ruhlar kayarken bir bir geleceğin gökyüzünden
Anıların toplamı olasılıklar gizler ışığa hasret karanlık tarafımızı
Belki de sakar kuşlar gibi uçuşan hafıza artığı muazzam bir yalnızlık
Ötekimizle yakınlaşmaya yeterli kanıt bulamayacaktır

12 Mayıs 2017 Cuma

Çarpık



Mutlak anlamsızlıkla bir olmak ister ruhumuz
Yaralar şahit olur vurdumduymazlığa
Ne yüzler kalır ne isimler
Siner duvarlarımıza kimliksizliğin kesif kokusu
Yalın bir huzura bürünmek olur amacı rüyaların
Adımızı çalan bir ıslık dökülür dudaklardan
Varlığımızın ispatı korku, son müttefikimiz
İşgal edilir pişmanlık şüphe tarafından
Tanrı yapımı bir anlamsızlık kuşatır dünyayı
Doğarız uzunca kasvetli bir rüyadan

11 Mayıs 2017 Perşembe

Ayrım



Hayatım üzerindeki etkisiz başarısıydı kahramanların tek kesinliği
Varlığım kurmaca bir özgünlükten doğan özgürlükten ibaret
Gereklilik, varlık sorununa bir çözüm bulmaya çalışmadan onu anlamaktır
Biz, sorunun bize yansıyış şeklinin tek hakim seyircisi

Şeffafların arasındaki kati olmayan yaşantılar gölgeler çelişkilerimizi
Akarsak şüphelerimizdeki yarıklardan, yol sis olur
Kayıp rüzgâr gibi yalpalayarak gezinir yeni bir çelişki arayışım

Daha yeni bir toplam ya da Tanrı'nın son tozuyuzdur.
Ve bu sapkınlık, kurgu gerçekliğin yaşam sanatına yansıması

İlahi iktidarsızlığın taahhüdünü reddetmek için ihtiyacımız içsel çöküş!

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Sense



Gözlerinin
-ölü bir denizi anımsatan portresinin-
öznelliğini sahiplenirim bir akşamüstü
Küçümsenmiş bir sözcük gibi hoyrat,
kuşanırım teninin zarafetini
Bir zamanlar bunları hissettiğime inandığım gibi,
yanılsamanın birkaç parçasını tatmak için,
bu dünyadan habersiz göçmeyi tercih ederim.
Bu hissiyatta kalmak istiyorum.
Bütünlüğün içinde saklanabileceği
bir kuyu açmak istiyorum sınırımı inciten.
Ağırdan girin,
Işık tarafından yutulmuş sessizliğimi yaratan renk ile
girin, cennete girin.

Çünkü ben,
Çünkü ben adını koyamadıklarımın peşindeyim hala

9 Mayıs 2017 Salı

Uyku



Derin bir uyku eşliğinde aralanır kapılar
Atılan ilk adım soluk bir gökyüzü şimdi
Bir yükümlülük halini alır anları biriktirmek
Yürüyorum tereddüt kokan sınırlara
Göz ardı etmişiz tanrılara özgü pişmanlıkları
Zaman sezer bütün olasılıkları
Anların artıklarıyla dolu heybemizdi sabit kalamayan temelimiz
Yükümüz seyyar bir darağacı
Gölge ardına gizlenmiş kirli cennet boyunca dolaşırız
Sonu gelmez sarmal izlerin müphem soruları
Yalnızlık müridini arar her duvarda
Yalnızlığa devasıdır insanın tanrı

8 Mayıs 2017 Pazartesi

Tek Kişilik Şölen



Seninle giden umudumun şarkısını söyler göçmen kuşlar
Artık bana ait olan hiçbir an’ı sahiplenmeyeceğim
Ben şu an inkârcı gözlerle bakıyorum
Veya orta gölgede anın ötesinde hissedilen
Yankılanan dertlerimiz daha gerçeküstü
Bu varoluşçu bir şölen
Bu senkronizmin çağdışı acıları

Willful



Oldukça meşakkatlidir bilerek kaybetmek
Aksi bir kırgınlık gölgesi çöker bahçemize
Bir tarafınız benimle savaşmak ister 
Bir tarafınız tahammül etmez bu baştan kaybedişe

Son bir hile bastırır bu çığlığı
Taklidin öğrenilmiş son ifadesi yüzümüzde
Kumda izleri boğulur insan yasasının
Değer dökülmeden kalan yapraklarınız cennete