14 Ekim 2017 Cumartesi

Resolve



Korkulan küçük ayrıntıların, anlaşılmaz bilinçteki belirsizlik akımları tarafından yutulmaları
Ölen bir maneviyatın izini bıraktığımızda ne kadar kaldık, ne buluyoruz?
Yokluğun toplam boyutunu mu yaşıyoruz boşluklarımıza rehberlik eden günahlarımızla?

Anlamsızlığın uçurumlarından ya da belki de amaçsızlıktan muzdarip bilincimizin seyircisi
Bir kere hayatımızdaki belli bir rotadan vazgeçtiğimizde, bilinmeyenin sürekli terörü ensemizde
Daha yüksek bir imkansızlık derecesine ait  geleceğin bilmediği bulutlu bir gökyüzü

12 Ekim 2017 Perşembe

Prematüre



Umutsuzluğun çukuruna doldu merakın ırmağını sarmalayan yankılardaki yansımalar
Zihinsel köleliğimin keşfiyle açıklamaya çalıştım aklın geçilmez asimetrik sırrını         

Biz, tüm tecrübenin özüyle özel bir bağa sahibiz nedenselliğimizle
Sözcüklerin ölmekte olan  ateşini harladı mevcut paradoksumuzun ironisi

Süpheli fikirlerime karşı döndü  inançlarımın gökyüzü  dogmalara karşı isyan ettiğimde
Hafıza tabutunda yankılanır İnanç tarafından çağrılmak zorunda kalan kör gereklilik

10 Ekim 2017 Salı

Şehir



Şehir
Ruhunu bize fısıldayan şehir
Muazzam bir sınıra dönüşür
Sessiz monotonluğumuzla yürüdüğümüzde
Rutin otoritenin verdiği görünmez emirleri takiben
İhmal edilen olayların çevresinde boş kuklalar görürüz
Renkler ayak basmak için atılan ilk adımdır;
Kapalı gözlerle terk edilmiş bir şehirde sıçrayan çıkıntılara basmak
Duman ve külün uzunca bükülmüş yolculuğu;
Ve  bir rüya olsa da öznelliğin kırık boyutları
Admların kayganlığını hala hissedebilirsiniz
Ufuk ani bir sessizlikle solgunlaştığından
Gözler sulu, görkemli, inanmayan
Kayıp ve özgürlüğün sonsuzluğu
Terk edilmiş bir şehirde
Korkunç hayalin kavramsal sırları
Korkunç gözlerin arkasında gizlenmiş
Görünmez öfke gibi acıyla dolaşıyoruz


6 Ekim 2017 Cuma

Clockwork



Soysuz kararlılığın asil bir biçimde bizi yuttuğu
Ayıklanmış zamanların hiçe sayıldığı silik anlarda
Keşfedilmemiş kayıp alana adım atar ruhumuzun özgür gezginleri,
Hepimiz, çağımızın mantıksızlığını fark etmiş ve kınayan hepimiz peşindeyiz,
Bir haklılık, bir varoluş nedeni, bir hayal kırıklığı varlığını sürdüren basit bir tatminin
Hayatta yaptığımız şeylerin kısıtlanmamış, kalıcı bir anlamı olmadığını idrak etmek
Varlığın raydan çıkmış zamanın gücüne olan güvensizliğinden kaynaklanmıyor
Seçeneklerimizin aklımıza sunulan her şeyin karşılığı olduğunu keşfederiz
Seçeneklerden en önemli kararlara kadar bir his, mantık veya hevesle itaat ederiz
Bütün bu olgulardan biz sadece içimizde olanlara maruz kalırız
Bağlıdır aralıksız kadercilik evrensel yasaların analitik işleyişine

Torn between



Kaybolduk sınırsız uykunun karanlığında metafizik yalınlığı izole etmek için…  Ben usun sesiyim, naif bir hiçliğin okyanusunda yüzen bir şişeye kilitlenmiş bir bilinç vahasıyım. Bilinç, haykırmadan  önceki mutlak sessizlik anıdır… O yüzden hiç duyulmamış boşluğuz biz, hiç bir zaman yüzeye çıkmayan bir alt akış… Yaşam, yanılsamasını asla boşa çıkarmayacak bir rüyadır. Biz o geçmiş sisindeki bir parçacık halindeyiz, zamanın ışığında yanıp sönüyoruz. ?Hiçbir şeyin bizi ezeli sefalet için mahkum edemeyeceği adsız bir hareketiz biz… İlahların bizden esirgemedikleri patikalarda dinleniriz…  Her şey geçmişin biçimlendirilmesinin doğrudan sonucuymuş.. Geçmişteki bir duruma kopmaz şekilde bağlıymış şu anda yaşadığımız… Hiçbir şey nedensellikten kaçamazsa, deneyimlediğimiz herhangi bir şeyin geçmişte doğrudan bir nedeni varmış… Sakıncalı zihinlerde adı henüz konulmamış bir ihtimalin varlığıyla kendimi buluşumu sizi kaybetmeye yeğ tuttum… Olur mu gölgemiz aydınlığın mazereti? Varılacak duraklarda zaman kaybetmek değil istediğim sadece kendini gerçekleştirebilecek bir yol… Sonsuza bilinmez kırık bir pencereden değil saf bir umursamazlıkla bakıyorum artık… adı zikredilmeyecek bir lütufkarlıktır algıma karşı meydan okumamı engelleyecek kadar kendimi küçümsemem… Tereddütsüz teslimiyet? Gerçeğin imkânına olan inancım  neredeyse kaybolduysa da, ifade ettiği deyimi doğru bir şekilde yansıttığı dilde yapılan bir ifade olarak gerçeğin kavramı hala varlığını sürdürüyor yani hakikat haklı olarak kullanılan cümle ve hissiyata eşittir. Ancak bunun hükmünü verecek bakışa sahip olmak, tek bir görüntüye bakmaya yazgılı bir pencereden oldukça zor… Kelimelerin aşkınlığı altında ezilmek, insanoğlunun değiştirilmesi güç yazgılarından bir tanesidir… Ayrıntıdan tenzih edildiğinde bile bir çelişkiler yumağı gibi görünen yaşamlarımızdaki büyük resim birbirine sistematik fırça darbeleriyle bağlıdır… Heyhat ki herkes ressam doğmuyor!!  Her monoton tecrübenin ardında saklanmış olan yeni bir adım vardır sağır hayatımıza ayak basmak isteyen… tamamlanmayı hayal etmeye devam eden afaki acılara katlanmayı reddettiğimiz müddetçe uzaklaşacağız kendimizden… varlığımızın bütünü garip rüyaların eşitsiz olan içeriklerinin toplamına eşit olabilirdi belki de… düşünebildiğimiz kadar özgür olabilseydik!!!


Eylül  `17

Conduce



Zamana karıştırılan fesat sebep ertelememize umutları
Onaylanmak değil niyetim uykumu bölen vicdan tarafından
Acının kutsiyetine verilen edilgen anlam yakıyor canımı
Muallak köklerine basarak yaşlı insanlığın,
İçimizin büyümesine ve çürümesine vesile oluyoruz

Eylül  `17

Esaret



Gecenin yılgın karanlığına günahlarımız sıkışınca
İçimdeki aydınlık vurulur gölgen tarafından
Zaman söylencelerin en acısı olur ağıta inat
Yaşam renksel bir travmadır artık reddedilen aklımızdan

Eylül   `17